26 Ekim 2021 Salı

TERCİH

     

     İnsanların yaptığı tercihler gün gelip yanlış olduğunu anlatmaya başlayınca, düşüncelerde arka arkaya sıralanıyor. Hayatta istemediği her şeyin üst üste gelmesi. Hayal ettiklerinin gerçekleşmemesi ve belki deyip gerçekleşmesi için devamlı sabır etmesi… Yıllar geçtikçe sadece bu sabrın onu tükettiğini farkına varması… Geri dönüşü olmayan yolda ilerlenmiş olması… Savaşılacak daha çok insan olması ve buna gücünün kalmamış olması. Yaşananlardan ve yıllardan sonra sadece buruk bir gülümsemenin eşliğinde “ama iyi bir insan” cümlesiyle teselli bulunması. 


    Bir insanın iyi olması aslında onu her şeyde iyi yapmıyor. İnsanın iyi olmasının gücü bir yere kadar. Artılar ve eksiler savaşa girdiğinde galip gelen taraf iyi olmanın bir yere kadar yettiğinin en iyi göstergesi oluyor. Aslında zamanında tercih yapılırken de bir yandan kalbinin, aklının bir kıyısında iyiliğin yetmeyeceğini biliyorsun ama acaba… "belki yanılıyorumdur" diye beklersin. Evet bazı şeyler için iyiliğin yanında fedakarlık da gerekiyor. İyilik bencillikle aynı yolda yürüdüğünde üçüncü kişi yıpranıyor, tükeniyor. Bağırmak istiyor ama engelleyen engeller yüzünden kalıyor. Bağırmak istiyor ama üzeceği insanlar yüzünden kalıyor. Ve an olup bağırmak istiyor ama bu kez de gücü kalmamış oluyor. Ve kendince yeni bahaneler bulup bu hayata devam etmenin bir yolunu keşfetmeye çalışıyor. Her defasında da buluyor. Süresi uzun yada kısa… Ve bağırdığında sesini duyuracağı o gücü, insanları üzmeyeceği, engelleri aşacağı günün geleceği ana hazırlıyor kendini… Belki de hiç gelmeyecek o ana, o güne… Ama zaten bu günlere de umutla gelmemiş miydi? Biraz daha umuttan ne çıkardı ki…?

 

 

                                                                                                                                30/01/2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MİS KOKULU ESKİLER

  Gözünü açtığında ofisteki kanepede uzanıyordu. Başında çalışma arkadaşı endişeli gözlerle ona bakıyordu. Dirseklerinin üzerinde doğrulmaya...