20 Ocak 2022 Perşembe

YORGUN

 

     Yorgundu... ürkekti... vazgeçesi çoktu ama aslında yoktu da... karmaşıktı... yalnızdı, kalabalıklar arasında yalnız. Karşıdan bakıldığında sıkılması, mutsuz olması anlamsızdı. Mutsuz da değildi ama yorgundu. Başladığı her şeyde ürkeklik vardı. Yaşadığı her sevinç yorgunluğunun altında eziliyordu. ya bu sevinci de yorgunluğa dönüşürse idi... Acaba gerçekten yaşamalı mıydı? Aslında basit olan her şey ona ağır geliyordu. Öyle zamanlar oluyordu ki kolunu kaldıracak takati olmuyordu ama bırak kolunu kaldırmayı resmen koşması gerekiyordu. Yıllar içinde aldığı sorumluluklar birikmişti ve eziyordu onu. Herkese yetmeye çalışan kalbi kendine yetemiyordu. En mutlu olduğu zamanlarda bile mutlu olamıyordu. Kendine nazar etmekten korkuyordu. Zamanında aldığı kararlar bazen bir kitap satırında sorgulatıyordu kendini kendine. Bırakıveremiyordu kendini akışa... üstelik en çok da akışa bırak kendini dediği halde etrafına...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MİS KOKULU ESKİLER

  Gözünü açtığında ofisteki kanepede uzanıyordu. Başında çalışma arkadaşı endişeli gözlerle ona bakıyordu. Dirseklerinin üzerinde doğrulmaya...