2 Mayıs 2022 Pazartesi

YALNIZCA YALNIZ

     Dünyadaki en keyifli ve en sıkıcı şey ne dense kuşkusuz "yalnızlık" derdim. Keyifli çünkü kimseye kendini anlatmak zorunda değilsin. Keyifli sadece kendi isteklerini yapabiliyorsun. Keyifli özgürsün. Bu kadar güzelliğin içinde sıkıcı olan tarafı ne ki diyebilirsiniz. Sıkıcı olan tarafı yalnız olmanız. Etrafınızda çok insan olduğu halde kimsenin olmadığını fark etmeniz sıkıcı tarafı. Yani kalabalıklar içinde yalnız olmak olayın sıkıcılığını getiriyor. Yalnızken zaten yalnızsınızdır. Sizi mutlu ederken mutsuzluğa sürükleyecek birisi yoktur. Anlatmak istediklerinizi anlamayacak ya da anlayanların anlamayanlara anlatmaması sebebiyle çaresiz kalmanızı sağlayacak olaylar yoktur. Herkes için kendinizi feda ederken anlaşılmamak gibi bir şey yaşamazsınız yalnız olduğunuzda. O yüzden yalnızlık keyiflidir. Belirsizlik yoktur, nettir. İnsan kendisi ile yaşamaya başladığında fark eder etrafında olan ama aslında olmayanları. Adım atmadan yapılmayan hareketleri. Sormadan söylenmeyen, aramadan aramayanları. Öyle uzaklara kadar gitmeye de gerek yoktur bunun için, insanın en yakınındakiler olarak bilinen ailesinden başlar bu işler asıl. Siz onların yanındasınızdır ama onlar yoktur. Siz hayatınızın mutluluğunu onlar için erteler, ötelersiniz ama onlar sizin için "yapmasaydın" dan öteye gitmezler. Ötelediğiniz mutluluk da zaten ötelenme sebebini düşünmeden sizden uzaklaşır. Ve sonuç yine yalnızlık. 

    O yüzden yalnızlığımıza sahip çıkmalı, kıymetini bilmeliyiz. Zira ruh eşi diye aradığımız şey aslında yalnızlığımızdan başkası değil. Kalabalıklar içindeki rolümüzü oynadıktan sonra yalnızlığımızla kalmak için kendimize döndüğümüzde hissettiğimiz huzur paha biçilemez. Yalnızlığın da aslında yarenleri vardır. Kitaplar, filmler ve müzik... Bunlar sizi hiç bir zaman terk etmeyen, üzmeyen yalnızlık yarenleridir. Gecenin sessizliğinde açılan bir caz müziği eşliğinde içilen bir kadeh şarap, ışıkları kapatıp açılan güzel bir sinema filmi yada kahve eşliğinde okunan bir kitap... Bunlar yalnızlığınızın yarenleridir, üstelik de hiç gitmeyen yarenlerdir. Kalabalıklar içinde yaşanan her şeyi seyirci olarak izleyip evimize dönmeli ve yalnızlığımızla baş başa huzuru yaşamalıyız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MİS KOKULU ESKİLER

  Gözünü açtığında ofisteki kanepede uzanıyordu. Başında çalışma arkadaşı endişeli gözlerle ona bakıyordu. Dirseklerinin üzerinde doğrulmaya...