20 Şubat 2022 Pazar

BİRDENBİRE

İyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın,
Özellikle de şimdi, bu yaşlarda….
Seni tüm zaaflarınla, hatalarınla kabul eden,
Tüm korkularınla bilen,
Hesapsızca ve sorgusuz,
Şartsız ve koşulsuz,
Bencilce olmayan?
Benim’ den önce senin olan,
Onaylamasa da kabul eden bir yumuşaklıkta,
Kalbinin içi kadar bir uzaklıkta,
Sonuçta değil süreçte iyi gelen,
İyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın.
Düşüncesi bile gülümseten,
Omuzlarındaki tüm yüklerinden seni azad eden,
Keder değil yaşama sevinci veren,
Tüm yaralarını kendi bile fark etmeden saran,
İyileştiren, iyi gelen sevgilere ihtiyacı var insanın.
Beklentileriyle yormayan, fazla soru sormayan,
Yanında sen gibi sen olduğun,
Tüm yanlış bildiklerini unuttuğun,
Hiçbir hesap yapmadığın, yapamadığın,
İyi gelen, iyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın.
Seni kalıplar içine sıkıştırmayan,
Tüm kayıp taraflarını bakışlarıyla bulduran,
En beceriksiz taraflarını,
Sevimli bir çocuğun yaramazlığı gibi görüp,
Seni sevmeye daha da sarılan,
İyileştiren,
iyi gelen sevgilere ihtiyacı var insanın…

    Ne güzel anlatmış şair... Yıllarca okuduğum, çoğu zaman sosyal medyada kullandığım (ız) bu güzel şiiri hep ütopik bulmuştum. Sevgi iyileştirir bu kısım da sıkıntı yok ama iyileştiren sevgi acaba gerçekten var mı? Bir annenin, bir çocuğun masum sevgisi, bir hayvanın karşılıksız sevgisi iyileştirir ama karşı cinsten iyileştiren sevgi, çok zor. Ama hayat insanı her zaman şaşırtır. Umudunu kesip, ütopik bulduğun şeyleri senin karşına çıkartır. Önce inanamazsın, kesin hayal dersin... sonra yavaş yavaş alışırsın, "oluyormuş" dersin. Sevgi iyileştirdikçe uysallaşır, bakış açını olumluya yöneltirsin. Sorun değil çözüm odaklı olursun. Birisinin hayatına "hoş gelmek" ve o hayatın içinde olmak, sorunları yaşarken birlerinin "ben varım, paylaştıkça anlam kazanır hayat" demesi. İnsanın manevi anlamda huzura ermesi. Düşündükçe kendi kendine tebessüm etmesi. Evet, size de ütopik geliyor değil mi? Haklısınız, insan karşılaşmadıkça bilemiyor. Gözlerinin parlamasının herkes tarafından görüldüğünü duymadan inanmıyor. Sesindeki mutluluğu yaymadan, pozitifliği yaşamadan, yaşatmadan bilemiyor. Filmlerde, romanlarda anlatılanların gerçek olduğunu kendi başına gelmeden bilemiyormuş. Fikret Kızılok' un da dediği gibi "farketmeden" oluyormuş her şey... olunca biliyormuş insan. Bilince de etrafa haykırıp, duyurası geliyormuş. Sonuçta mutluluk da hayat gibi paylaşıldıkça çoğalıp, dağılmaz mı?

6 Şubat 2022 Pazar

SESSİZCE

     Kalabalıklar içinde yalnız olmak. Hepimizin sıkıştığında, bunaldığında kullandığı bir cümledir. Ama sıl acı olan o cümleyi iliklerine kadar yaşamaktır. Görünürde etrafın kalabalıktır. Herkes seviyordur seni -ya da öyle sandırıyorlardır- sen olmadan olmuyordur -ya da sana böyle söyleniyordur.- bunun gibi bir çok ego okşayıcı cümle söylenir. Ama yaşanan asla öyle değildir. Bir hafta sonunda evde oturursun ve telefonun toplu mesajlar dışında çalmaz. Bir plan yaparsın, o plan bozulur planı yaptığın kişi dahil herkes hayatından memnundur. Tek boşluğa düşen sen olursun. Yaşamlarında hiç bir aksama olmaz... öyle ki sanki hiç bir plan yapılmamış ve bozulmamışcasına hareket edilir. Ve sana kalan düşünmek olur... sonuca vardığında ise daha kötüdür; "meğer aslında sen hep yalnızmışsın... sadece farkına varmak istememişsin" Sonra oturur herkesin birbirine destek olduğu, yardımcı olduğu, aşkın, dostluğun tavan yaptığı dizileri, filmleri izler kendi haline teselli ararsın. Anlık, orada yaşananlarla mutlu olur sanki sen de oradaymışsın gibi içinde hissedersin. Gün biter, akşam olur, sabah olur ve sen yeniden o yalnız olduğunu bilmeyen kişi maskeni takar ve etrafında seni yalnız bırakanların arasına karışıp onları mutlu edip, o mutlulukla mutlu olmaya devam edersin. Taa ki yeniden yalnız olduğunu iliklerine kadar hissedeceğin, bardağın yeniden taşmaya başlayacağı o güne kadar... Bu kısır döngü içinde hayatını yaşar gidersin. Kimseler bilmeden, duymadan.

MİS KOKULU ESKİLER

  Gözünü açtığında ofisteki kanepede uzanıyordu. Başında çalışma arkadaşı endişeli gözlerle ona bakıyordu. Dirseklerinin üzerinde doğrulmaya...