20 Aralık 2021 Pazartesi

PATİ AŞKINA

 

    Küçücüktü… Minnacık suratının yarısını kaplayan gözleri ile ben gibi ödü kopanı bile eritirdi o bakışları… Sesi derinlerden, incedendi… O bakışa, o yüze hayır demek nasıl mümkün olabilirdi ki? Olmadı da zaten, o gün evimizin yeni ferdi oldu kendisi... İlk zaman ürkerek baktığım can şimdi içime soksam doyamayacağım bir cana dönüştü. Yürüyüşü, bakışı, en ufak çıtırtı da tırsması… her şeyi ile ayrı bir tatlı… Eve son gelen oydu ama şu an kendisi evin sahibi oldu. Ben ve kedi… aynı cümlede bile geçmesi hayal edilemeyen iki sözcükken şimdiler de üç yılı aşkın zamandır aynı evi, yatağı paylaşan iki varlık olduk. Deseler hayatta inanmazdım - hatta dediler inanmadım - ama oldu. Kırk yaşın mucizesi olarak kedi korkağı bildiğiniz kedi aşığı oldu. Sırf onunla kalsa iyi, mahallenin de kedi annesi oldum. Önceleri yolumu değiştiren ben şimdi nerde kedi/köpek görsem besleme derdine düştüm. Laf aramızda inanmayacaksınız ama artık sivrisineği bile öldürmek yerine kapı dışarı etmeye çalışıyorum. Ah hayat…insanı nelerden nelere çeviriyor, eviriyor. 

    Ama bazı evrilmeler insanı mutlu eder ya, işte benim kedi sevgimde böylelerden. İnsan bir kediyi daha doğrusu bir canlıyı sevince hayata da daha bir başka bakıyormuş, yaşayınca anladım. Onun bakışı, evin içindeki gezinişi nasıl da rahatlatıyor insanı bir bilseniz. Strese girdiğinde, kızdığında, üzüldüğünde anlarcasına bakan gözleri, kucağına gelmesi, bacaklarına sürtünmesi, "ben buradayım" dercesine insana nasıl da iyi geliyor. Hani anlatılmaz yaşanır denir ya, hah.. tıpkı öyle bir duygu bu anlatmak istediğim. Bazen kızım kıskançlık triplerine girip "Onu benden çok seviyorsun" diyor. Gülünesi bir durum aslında ama  doğru olan  bir gerçeğin de gözle görülür hale gelmesi yani onların dilinin olmaması gerçeğinin. Kızıma verdiğim cevap aslında tüm hayvan dostlarımız için de geçerli olan bir cevap; " Dili yok ki istesin, o yüzden şefkat ve ilgim farklı ona." İnsan bunun farkındalığına - ki hep bildiğini söylediği halde - ancak onlarla birlikte yaşamaya başladığında varıyor.  Eskiden de severdim hayvanları ben ama insan bir cana sahip olup, yanında yöresinde besleyince sevgisi de ilgisi de daha bir derinleşiyormuş. Son üç yılda onu anladım. Ne kadar dilimize pelesenk etsek de bazı şeyleri içinde olmadan anlaşılmıyor. Ve bence kesinlikle herkesin yanında bir hayvan dostu olmalı ki içimizdeki insanlığı, merhameti bize hatırlatsın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MİS KOKULU ESKİLER

  Gözünü açtığında ofisteki kanepede uzanıyordu. Başında çalışma arkadaşı endişeli gözlerle ona bakıyordu. Dirseklerinin üzerinde doğrulmaya...