Herkesin hayatı kendine zor… herkes kendine göre haklı… kimse düşünmüyor, karşı tarafı dinlemiyor. Nedenler, niçinler faydasız kalıyor... hayat çok kolay aslında... tek kural var (yapabilene) bencil olmak… eskiden insanlar nasıl bu kadar yardımsever ve vicdanlı olabiliyordu ki?
Eski hayatları dinlediğinizde okuduğunuzda hayatın sırrının şimdinin aksine bencillik değil iyi niyet olduğunu görüyoruz. Herkes iyi niyetli ve vicdanlı. Peki hangi ara bu kadar bencil olduk ki? Eğer hayatta sizin yerinize düşünen, üzülen, kaygılanan biri varsa sıkıntı yok. At üstüne o kişinin her şeyi, çekil aradan ve seyreyle alemi. Sorulduğunda da “ama sen böyle demiştin” de ve tekrar çekil köşene, ohh… ne güzel hayat !? bu arada hesaplanmayan bir şey var tabi, o da karşı tarafında insan olduğu… Gün gelip sabrının, tahammülünün biteceği… sustukça aptal yerine konmak ne acıdır… hani bir laf vardır ya “edepli edebinden susar, edepsiz ben susturdum sanır” hah… işte bu laf günümüzün en favori sözü olmalı bence. Ne acı ki o susanlar vicdanları ve aile bağları gereği susarlar. Hadi büyüklük bende kalsın, onlar yaptı ben de onlar gibi olup yapmayayım, kim bilir belki biliyorlardır aslında da vakit geçtiği için diyemiyorlardır, kesin unuttular yoksa böyle mi konuşur -davranırlar- …vs..vs..vs…
Kişilerin yani susanların maalesef bu tarz bahaneleri bitmez. Bahane dediysem bu sözler sadece kendilerini teselli sözleri ve bu sözlerin haklılığına uydurdukları bahanelerdir. Ve aslında acı olan kendileri de bal gibi bilmektedirler ki onlar hep susacak ve diğerleri her daim haklı olarak kalacak… en komiği de ne biliyor musunuz? O kişiler birde dertlerini hatta susanın uğradığı haksızlıkları başkalarından gördükleri için gelip yine susan kişiye anlatıp ahh..lanırlar.
Velhasıl kelam bu kısır döngü böylece sürer gider… bu döngünün bitmesi için bir tarafın kırılması gerekir ki susan yani vicdanlı, merhametli olan kişi kırmayı göze alması gerek. Sanırım eskiden insanların hayatları daha basitti ve o yüzden iyi olmak, yardımsever olup merhamet göstermek daha kolaydı. Yoksa bu hale gelmiş olmamız başka nasıl açıklanabilir ki… değil mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder