14 Ocak 2024 Pazar

YENİ YIL

     Yeni bir yıl, yeni umutlar, her yıl tekrarlanan umut dolu dilekler. Yıl başladı ama değişen bir şey yok. Hatta daha da acı dolu başladı. Şehitler, zamlar arka arkaya geliyor. Bitmeyen umudumuz bu yılın sonunda da yine tekrarlanacak, her yılın sonunda olduğu gibi. Peki ama bunca dilek, istek, dua nereye gidiyor? Bir yerlerde bir yanlış var kesinlikle. Boşuna denmemiş gelen gideni aratır diye. Yanlış olan sanırım bizleriz. Önce bizler değişeceğiz, değiştireceğiz bir şeyleri. Sonrasında da elbet ucundan kıyısından da olsa bir değişim başlayacaktır. Nasıl olacak bu şartlarda diyorsunuz hepiniz (miz). Birdenbire olması mümkün değil elbette, o sadece filmlerde, kitaplarda olur. Ama aynı film ve kitaplarda yaşanmışlardan da örnekler var ve oluyor. Yavaş yavaş, sabırla ama oluyor. Herkesin dilinde eskiler lafı var. Peki bu eskiler nasıl yapıyordu? Sabırla, birlik ve beraberlikle. Biliyorum söylemesi kolay ama gerçekleştirmesi zor. Ama en güzel şeyler de zorlukların arkasından olmaz mı? Gecenin karanlığı güneş ile güzelleşmez mi? Gecenin güzelliği ayrı, tıpkı zorlukların da güzelliği olduğu gibi. Zorluğun da güzelliği olur mu demeyin, olur tabi ki. Zorlukların güzelliği onları aşmamızda. Zorlukları aşmak için yaptığımız birlik ve beraberlikte. Fikir ve düşünce alışverişlerimizde. Önce kendimizi, ilişkilerimizi, hayata bakışımızı değiştirmeliyiz. Eskiler gibi önce arkadaşlık, dostluk, komşuluk ilişkilerimizi düzeltmeliyiz. Sonrasında da bir şekilde düzene girmeye başlar her şey. En azından ben öyle düşünüyorum. Sizce de değmez mi?

MİS KOKULU ESKİLER

  Gözünü açtığında ofisteki kanepede uzanıyordu. Başında çalışma arkadaşı endişeli gözlerle ona bakıyordu. Dirseklerinin üzerinde doğrulmaya...