21 Mayıs 2023 Pazar

HAYAL VE YAŞAM

     Hayaller... insanı hem ayakta tutar hem de yıkar. Lise yıllarımda yatılı okulda dolabımın içinde asılı Voltaire 'in şu sözünü hep sevmişimdir. "İnsanlar ancak hayalleriyle yaşar ve biraz yaşamaya başlayınca tüm hayallerini kaybederler." Okuyunca ilk anda hadi oradan dedirten ama düşününce haklılığı ortaya çıkan bir söz. Yaşamımız boyunca ne kadar farkında olmasak da -ya da farkında olsak da- hayallerimiz ile yaşarız. Büyük ya da küçük hep bir hayalimiz olur. Hayallerimiz hedeflerimize, yaşam amacımıza dönüşür. Tüm çabamız büyük ya da küçük bu hayallerimizi gerçekleştirmek üzerinedir. Öyle ki bazen kendimizi kaptırıp, gerçekleştiremediğimizde yıkılırız. İşte asıl hayalin ve kardeşi olan umudun gücü burada başlar. Yıkılan hayalin yasını uzatmadan yepyeni bir hayalle belki de aynı hayali biraz daha şekillendirerek yeniden başlamalıyız. Ancak o zaman yaşam enerjimizi tazeler, büyütürüz. Ötesinde yıkıldığımızda ve bu yıkıntının enkazından kalkamadığımızda ne hayal kurabiliriz ne de umudumuzu oluşturabiliriz. Hayallerin kardeşi umuttur dedim ya, doğrudur. Bence umut olmasa hayal , hayal olmasa umut olmaz. O yüzden kardeştir. Biri düştüğünde diğeri onu destekler. İç sesimizle, kalbimizle bu desteğe destek veririz. Yaşamaya tutunmak için hayallerimizi hep taze, yeni tutmalıyız. İnsanlara göstermek zorunda değiliz ama onları bir çiçek narinliğinde beslemeliyiz. İçimizde yeşermeleri için her zaman ortamını hazırlamalıyız. Öbür türlü yaşamak eziyet olur bize. Hayallerimizi nasıl besleyeceğimiz ise tamamen bizim onları nasıl düşüneceğimize kalmış. Hayallerimize ulaştıkça, onları gerçekleştirdikçe mutluluk da çok uzak değil, inanın. Her şey gibi hayallerimiz için de çabalamamız, uğraşmamız, sabretmemiz gerek. Ha deyince neyi elde edebiliriz ki bu hayatta? Ama asla aklımızdan çıkarmamamız gereken bir şey varsa o da hayal kurmayı bırakmamak. Voltaire' e inat yaşasak da hayallerimizi kaybetmeyelim. Asıl maharet hayallerimizle birlikte yaşamı devam ettirebilmekte. 

MİS KOKULU ESKİLER

  Gözünü açtığında ofisteki kanepede uzanıyordu. Başında çalışma arkadaşı endişeli gözlerle ona bakıyordu. Dirseklerinin üzerinde doğrulmaya...