20 Ocak 2022 Perşembe

YORGUN

 

     Yorgundu... ürkekti... vazgeçesi çoktu ama aslında yoktu da... karmaşıktı... yalnızdı, kalabalıklar arasında yalnız. Karşıdan bakıldığında sıkılması, mutsuz olması anlamsızdı. Mutsuz da değildi ama yorgundu. Başladığı her şeyde ürkeklik vardı. Yaşadığı her sevinç yorgunluğunun altında eziliyordu. ya bu sevinci de yorgunluğa dönüşürse idi... Acaba gerçekten yaşamalı mıydı? Aslında basit olan her şey ona ağır geliyordu. Öyle zamanlar oluyordu ki kolunu kaldıracak takati olmuyordu ama bırak kolunu kaldırmayı resmen koşması gerekiyordu. Yıllar içinde aldığı sorumluluklar birikmişti ve eziyordu onu. Herkese yetmeye çalışan kalbi kendine yetemiyordu. En mutlu olduğu zamanlarda bile mutlu olamıyordu. Kendine nazar etmekten korkuyordu. Zamanında aldığı kararlar bazen bir kitap satırında sorgulatıyordu kendini kendine. Bırakıveremiyordu kendini akışa... üstelik en çok da akışa bırak kendini dediği halde etrafına...

2 Ocak 2022 Pazar

İNSAN GEREK İNSANA

     İnsan insana her zaman şifadır. Kimi zaman yara olur, kimi zaman yar, kimi zaman dert olur, kimi zaman deva... Güzel bir geceyi sevdiğin insanlarla daha da güzelleştirirsin. Keyifli bir anını bir insanla paylaştığında ayrı bir keyif alırsın. Bir insanın açtığı derdi başka bir insanla kabullenir, çözersin. Derdi devaya, sorunu çözüme yine insanla çevirirsin. Üstelik derdi de sorunu da çıkaran insan olduğu halde. O zaman en güzeli yalnızlık diyebilirsiniz. Tabi ki yalnızlık da güzel. Onun keyfi, mutluluğu da başka ama bir yere kadar. Eğer ki yaşıyorsak, yaşamak istiyorsak bir nebze de olsa insan gerek insana. Zaten herkesle mıç mıç olmaya da gerek yok illa insan gerek diye. Düşünün bir yılbaşı akşamında evde tek başınasınız. Bir zamana kadar gayet güzel, istediğin kadar iç, uyu ama aynı geceyi bir de insanlarla geçirdiğinizi düşünün... hele ki o insanlar sizin dostlarınızsa, sizin bir hareketinizden ne istediğinizi çözen kişilerse... ohhh.. keyfinden geçilmez o gecenin. Zaman su gibi hatta sudan hızlı akar. Kahkahalar, geçmiş anıların hüzünleri hepsi birbirine karışır. Etrafta büyümüş çocuklar, onlarla yaşanan güzel sakarlıklar, olaylar. İnsan mutlu oldukça yaşar, enerji dolar. Mutlu olması içinde öyle yada böyle insana gerek duyar, duymalıdır da. Sevindiğiniz bir olayı paylaşmadıktan sonra, paylaşarak çoğaltmadıktan sonra ne anlamı var ki? Yalnızlığın huzuru ve mutluluğu da ayrı tabi ama insanın insanla yaşadığı mutluluk da ayrı bir güzeldir. Eminim ki hepinizin içten içe "evet ya... aslında doğru" dediğinizi duyar gibiyim. Bir derdimiz olduğunda etrafımızdaki insana ya da insanlara anlattığımızda çözüme daha çabuk ulaşırız. Çözüme ulaşmasak da yolu belirleriz. O da olmadı rahatlarız en kötü ihtimalle... Hayat, mutluluk paylaşıldıkça çoğalır... dertler, sorunlar paylaşıldıkça azalır... O zaman yeni gelen yılda etrafımızdan, yanımızdan yöremizden insanları eksik etmeyelim. Yalnızlıklarımızın arasına insanları serpiştirelim ki yalnız anlarımızın da anlamı çoğalsın, değil mi ya ? 

MİS KOKULU ESKİLER

  Gözünü açtığında ofisteki kanepede uzanıyordu. Başında çalışma arkadaşı endişeli gözlerle ona bakıyordu. Dirseklerinin üzerinde doğrulmaya...